Kürse Köyü Folkloru (3): Halk Hekimliği
Bu yazı, köyümüzden İrfan Ünsal’ın 1982 yılında Balıkesir Necatibey Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde hazırladığı Kürse Köyü Folklorundan Örnekler adlı derleme çalışmasından, yazarın izniyle ve aslına sadık kalınarak alınmıştır. Bilgiler 1982 yılındaki durumu yansıtır.
II. Bölüm: İnanmaya Dayalı Gelenekler
A. Halk Hekimliği
Sağlık uyarısı: Bu bölümde anlatılan uygulamalar 1982 yılında derlenmiş halk inanışlarıdır ve köyün geçmişini tanıtmak için olduğu gibi aktarılmıştır. Hiçbiri tedavi değildir; bir kısmı (yakı, dalak kesme, yaraya toprak sürme gibi) ciddi zarar verir. Lütfen uygulamayın, sağlık sorununda hekime başvurun.
Bu bölümde, Anadolu'nun bütün eğitimden ve altyapı hizmetlerinden yoksun kalmış yörelerinde olduğu gibi, halkın çaresiz kaldığı anlarda başvurduğu veya atalardan görüp doğru mu yanlış mı olduğunu düşünmeden tedavi için kullandığı yöntemleri ve bunların birkaç hastalığa uygulanışını vermeye çalışacağım.
Burada verdiklerimin bir kısmı bugün uygulanmamakla birlikte eskiden, çok yakın yıllara kadar uygulandığını yaptığım derlemeler sırasında anlatıcılardan öğrendim.
Köy, çevreye göre bu tedavi şekilleri bakımından oldukça canlıdır. Burada vermeye çalıştığım tedavileri uygulayanlar, halk arasında “ocak” diye tabir edilen ailelerin belirli fertleridir. Bu kişiler öldüğünde, tedaviyi aileden kime öğretmişse, tedavi onun tarafından sürdürülür.
Bu tedavi şekillerine halk arasında “kocakarı ilaçları” denilmektedir.
Siyahlama
Başka bir adı da sıvazlamadır. Vücudun herhangi bir organının yamulmasına veya yerinden kaymasına (örneğin yüz felci gibi) çarpılma denilir. Çarpılma genellikle üşütmeden meydana gelir. Siyahlama, çarpılmalara karşı yapılır.
Hasta, kapının eşiği üzerine yatırılır. Sol ayakkabının tersi ile sağ taraftan başlayarak hastanın dört yanı sıvazlanır. Aynı işlem üç defa tekrarlanır. Cumartesi sabahları yapılması daha makbul görülür. Gerektiğinde birkaç hafta tekrarlanır.
Dalak Kesme
Sürekli karın şişliklerinde dalağın şiştiğine inanılır. Hastanın boynu bir bez parçası ile iyice sıkılır. Sağ kulağın arkasında iyice şişmiş olan damar ustura veya jiletle kesilir. Kesilen yer sarılarak bağlanır. Dalaktaki pis kanın, kesilen bu damardan dışarı atılarak ve karındaki şişliğin ineceğine inanılır.
Yılancık Ayırma
Herhangi bir organdaki sürekli ağrılara karşı uygulanan bir tedavi şeklidir. Ağrıyan organa Kabe’den geldiği söylenen 3 tane beyaz kıvrımlı (yılan gibi) taş ıslatılarak yapıştırılır. On dakika kadar bekletildikten sonra taşlar boşandırılır. Eski bir sarımsak dişi taşların çıkarıldığı yere sürülür. Bu tedavi Cumartesi günleri üç hafta boyunca devamlı veya üç gün art arda yapılır. Hasta kendisi olmadığında, aynı işlemler bir kağıt üzerine yapılarak hastanın ağrıyan yerlerine sürülebilir.
Bu tedavi de köyde “ocak” denilen belirli ailelerin bu işlerden anlayan kişileri tarafından yapılır. Çevredeki köylerden bu ocak ailelere tedavi için gelenler oldukça çokdur.
Köstebek İlaçlama
Bazen insanın vücudunda şişli, akıntılı yaralar oluşur. Buna “köstebek hastalığı” denilir. Köstebeklerin kazarak oluşturduğu öbeklerden alınan bir miktar toprak ıslatılarak yaraya sürülür. Ölmüş bir köstebek tırnağı yara üzerinde gezdirilerek yara hafifçe çizilir. Daha sonra bir yumurta ile yaranın üzeri sıvazlanır. Bu tedavinin belirli bir günü yoktur, istenildiği gün yapılabilir. Tedavi genellikle ocak aileler tarafından uygulanır.
Kızılyörük Tedavisi
Kızılyörük, vücutta kırmızı kabarcıklar yapan çok ateşli bir hastalıktır. Hastalık geldiğinde sıtma nöbeti gibi titreme yapar. Bu hastalığın daha çok üzüntüden kaynaklandığı söylenir. Tedavisi belirli kadın kişiler tarafından yapılır. Bunun için toprak arısından alınan bir miktar toprak, kırmızılaşan yere ıslatılarak sürülür. Suyundan da bir kısmı süzülerek hastaya içirilir. Tedavinin anında etkisini gösterdiği ve yüzde yüz tesirli olduğu söyleniyor.
Yakı Yakma
Boğazın şişerek sesin kesilmesi veya boğazın tıkanmasına iyi gelir. Bu rahatsızlığın genellikle üzüntüden kaynaklandığına inanılır. Tedavi için bir miktar hamur karılarak çanak şekline getirilir. İçine şeker şerbeti yapılır. Bir demir parçası ateşte kızdırılarak şerbetin içine sokulur. Hamur çanak, hastanın ensesine konulur. Hasta sıcaklığı hissedene kadar bu işlem sürdürülür. Daha sonra iş bitiminde hamur bozularak ve hastanın boynuna sarılır.
Telleme
Vücutta oluşan kabarcık şeklindeki yaralara karşı uygulanan bir tedavidir. Yedi ayrı renkteki bez parçası ince ince tel gibi kesilerek hayvan arabasının tekerleğindeki çamurla bulaştırılır. Daha sonra bu bez parçaları yaraların üzerine yapıştırılır. Telleme işleminin yaraları iyileştireceğine inanılır.
Çakma
Yüzde meydana gelen sulu, sarı yaralara karşı yapılan bir tedavidir. Çakmak taşları birbirine vurularak çıkan kıvılcımlar yaralar üzerine sıçratılır. Bu şekilde yaraların iyileşeceği söylenir.
Kurşun Dökme
Nazar (göz değmesi) veya çeşitli ağrılara karşı uygulanan bir yöntemdir. Belirli kişiler, özellikle yaşlı kadınlar tarafından yapılır. Bir tava içerisine bir miktar yağ konularak bir parça kurşun veya saçma dökülüp ateşte eritilir. Başka bir kap içerisine su konulur. İlaçlanılacak kişi yere uzunlamasına yatırılarak üzeri ferace ile örtülür. Eritilmiş olan kurşun, sıra ile önce hastanın başı üzerinde üç defa, karnı üzerinde üç defa, bacakları üzerinde üç defa ve ayakları üzerinde bir defa suyun içerisine akıtılır. Ayrıca işlem bitirildikten sonra, suya bir parça ekmek batırılarak bir köpeğin üzerine atılır. Daha sonra kabın içindeki kalan su, hastanın ağrıyan yerlerine sürülür. Böylece ağrının kesileceğine inanılır.
Yalınlama
Yalınlama, üzüntü veya meraktan kaynaklandığı söylenen şişliklere karşı yapılan bir tedavidir. Bu tür şişliklere halk arasında “hörtleme” denilir. Tedavi için eski bir kenevir çuvaldan yırtılan parçalar dokuzar tane hazırlanıp üç yere ayrıca didilerek konulur. (yani toplam 27 parça) Bu parçalar eski bir mısır tavası içine yerleştirilir. Tavanın içerisine de üç parça ısırgan otu konur. Bunlar kandil alevi ile tutuşturularak yakılır. Bütün bu işlemler yere yatırılmış ve üzeri örtülmüş olan hastanın yarasının üzerinde yapılır. Parçalar yakılırken ateşi üflememeye özen gösterilir.
Şayet hastalık meraktan olmuşsa ateşten çok kıvılcım çıkacağı, yok eğer üzüntüden olmuşsa kıvılcımların az olacağı söylenir. İşlem bitince ilaçlamayı yapan kadın ellerini tavada oluşan külün üzerinde yıkar. Oluşan sıvı şişliklerin üzerine sürülerek tedavi tamamlanır. Bu yöntem oldukça yaygın bir gelenektir ve çok seyrek de olsa bazen uygulandığı söyleniyor. Çevre köylerden hala gelenler olduğu belirtiliyor.
Dizinin bütün bölümleri
Kaynak: İrfan Ünsal, Kürse Köyü Folklorundan Örnekler (bitirme tezi), Balıkesir Necatibey Yüksek Öğretmen Okulu, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, 1982
Diğer köyden yazılar
Kürse Köyü Folkloru (1): Önsöz ve Köyün Tanıtımı
İrfan Ünsal
İrfan Ünsal'ın 1982 derlemesinin önsözü, köyün o yıllardaki hâli ve adının nereden geldiğine dair efsane.
2 Ekim 2026
Kürse Köyü Folkloru (2): Doğum ve Çocukla İlgili Âdetler
İrfan Ünsal
Lohusalık, isim koyma, kırk karışması, aydaş kavurma, tuzluk ve çocuğun ilk adımlarıyla ilgili eski âdetler.
2 Ekim 2026
Kürse Köyü Folkloru (4): Bâtıl İtikatlar ve Halk Meteorolojisi
İrfan Ünsal
Günlük hayattaki inanışlar, uğur ve uğursuzluk sayılanlar; koyunlara, aya ve yıldızlara bakarak hava tahmini.
2 Ekim 2026